MAG Şubat 2017 Köşe yazısı – Affet Mutlu Ol

AFFET;  MUTLU OL…

 “Kardeşim. Sen düşünceden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünürsün, gülistan olursun. Diken düşünürsün, dikenlik olursun.

Mevlana Celaleddin Rumi

 Aşk ayı şubatta belkide eski aşkların yükünü taşıyorsunuz sırtınızda kimbilir?

Yıllardır sırtınızda taşıdığınız küfeyi boşaltma zamanı gelmedi mi artık ?

Size haksızlık yapıldığını düşündüğünüz fakat bunu değiştiremediğiniz bir sürü şey yok mu o küfenin içinde, hayal kırıklıkları, mutsuzluklar, göz yaşları, enerjinizi alan onca unutamadığınız olay…

Gelin o küfeyi sırtınızdan indirelim bugün.Siz o küfeyi boş olduğunu düşünerek sırtınızda taşımaya devam ettikçe o küfenin darası bile durdukça külçe gibi ağırlık hissettirecektir. Gelin o küfeyi indirelim ve daha mutlu olalım.

Siz o küfede taşıdıkça sadece kin ve hesaplaşmalara dönüşen duygulara dönüşüyor hepsi ve inanın bu size hiç bir rahatlama ve mutluluk sağlamıyor.

Affetme, mağdur olan kişinin kabahatli kişiye yönelik olan olumsuz duygu ve davranışlarının azalması olarak tanımlanır.

Affetmenin bizi nasıl olumlu etkilediğini anlamak için yapmamız gereken önce karşımızdakini affedemediğimiz zamanlar neler yaşadığımıza bakmak. Affetmeme durumunda; kin, acı, nefret, düşmanlık, öfke ve korku gibi duygular hakimdir. Ve birisine karşı kin ve intikam isteği beslemek vücudumuzda bazı olaylara yol açar. Mide ağrıları, mide yanması, hazımsızlık, tansiyonun yükselmesi, kalp ritminde bozulma, baş ağrısı, baş dönmesi, uykusuzluk, halsizlik, dikkatte dağınıklığı ve huzursuzluk gibi belirtiler bunlardan bazılarıdır. Affetmenin aslında kendimiz için yapacağımız iyi bir iş olduğu sonucuna varabiliriz.

 “Affetmek bencil bir eylem olarak düşünülebilir çünkü tüm faydası affeden kişiyedir.”

Neden affetmiyoruz?

Peki affetmenin sağlık üzerindeki faydaları bu kadar ortadayken neden insanlar birbirlerini affetmezler ve kavgalı, küs, her an intikam alma arzusu içinde yaşarlar? Bunun cevabı kişinin affetmeme davranışının neye hizmet ettiği ile ilişkilidir. Kavgayı ve kini sürdürmek, zarar gördüğümüz kişiyi kendimizden fiziksel ve duygusal olarak uzak tutarak kendimizi koruma çabamızdır. Bu olumsuz duygulara karşı kendimizi korumak ve tekrar böyle duyguları yaşamamak için de öfkemizin gitmesine izin vermeyiz. Kalkanlarımızı indirmeyerek tekrar aynısını yaşama ihtimalimizi azaltmaya çalışırız. Yani affetmeye engelleyen şey içimizdeki duygusal engellerimizdir. Oysa sahip olduğumuz bu olumsuz düşünceler yaygın olarak inanılan yanlış düşüncelerdir.

Affetmek konusunda yanlış bilinen doğru kanaatler;

Affetmek yapılanları unutmaktır.

Sanılanın aksine, affetmek unutmak değildir. Acımız karşısında bize yol göstermek isteyen bir çok kişi “unut gitsin” der. Oysa insanlar hafızaları sayesinde yaşanılan önemli olayları unutmazlar. Affetmek, ortada bilinen ve hatırlanan bir yanlış olduğu gerçeğini değiştirmez. Yaşamış olduğumuz acının farkında olarak, bu acıyı artık taşımamayı seçebiliriz.

Thomas Szasz’ın da dediği gibi;

“Aptal insan ne affeder ne unutur, saf insan hem affeder hem unutur, akıllı insan ise affeder fakat unutmaz”.

Affedersem yaptığı bu hatayı kabul etmiş olurum.

Affetmek, yapılan hatayı haklı çıkartacak mazeretler üretmek ya da yaşanılan şeyin hak edildiğini kabul etmek demek değildir. Affettiğimiz zaman hata yapan kişiyi suçsuz ya da haklı bulmayız. Affetmek yapılan şeyden dolayı incindiğimizi, kırıldığımızı, üzüldüğümüzü yok saymak ya da önemsiz göstermek de değildir. Affetmek ortada bir hata olduğu ve bunun bizi olumsuz olarak etkilediği gerçeğini kabullenmeyi gerektirir. Yaşanılan şey hiç yaşanmamış gibi davranmaya devam etmek, hatayı göz ardı etmektir. Göz ardı edilen hatalar ise ortada bir sorun olduğunu yok saymak anlamına geleceği için hataların tekrarlanma olasılığı yüksek olacaktır.

Affedersem tekrar aynı hatayı yapabilir

Affetmek de affetmemek de hatanın tekrar yapılıp yapılmayacağını kesinleştirmez. Affetmek diğer kişinin davranışını kontrol etmek için yapılan bir eylem değildir. Başkalarının davranışları bizim kontrolümüzde değildir. Biz ancak kendi davranışlarımızı ve seçimlerimizi kontrol edebilir ve bunların başkaları üzerindeki etkilerini gözlemleyebiliriz. Biz affetmeyi seçtikten sonra diğer kişinin aynı hatayı tekrar yapması ya da yapmaması onun seçimidir.

Affedersem ben kendimden fedakarlık yapmış olurum. Yaptığı yanına kar mı kalacak?

Affederek sıkıntıdan kurtardığımız kişi sadece hatayı işleyen kişi değildir. Aynı zamanda kendimizi de kurtarmış oluruz. Affettiğimiz zaman, başka bir kişinin hatasını taşımaktan vazgeçmiş oluruz. Yaşanan olaya mahkum olarak yaşamı sürdürmek yerine, bu olayın olumsuz etkilerinden kurtularak özgürleşebiliriz. Yani affetme durumu kişinin kendisinden bir şey götürmek yerine kişiye önemli bir kazanç sağlar. Ancak bu şekilde geçmişin etkilerinden arınarak serbest kalabiliriz.

Affedersem onu cezalandırmak yerine ödüllendirmiş olurum. Yaptığı hatanın bedelini ödemeli, adalet yerini bulmalı.

Affetmek, yaptığı davranıştan ötürü suçlu kişiyi cezalandırmayı artık istememektir. Çünkü biliriz ki diğerinin ceza çekmesi ve bedel ödemesi bizim acımızı azaltmaz ya da onu affetmemizi sağlamaz. Onu cezalandırmak için yapacağımız hiç bir şey bizi iyileştirmez. İyileşmemizi sağlayacak olan, cezalandırmak değil affetmektir.

Affedersem zayıf, güçsüz, karaktersiz olurum.

Affetmek güçsüz olduğumuzu göstermez; aksine bu, özgür kılar bizi. Affetmek değersizliğimizin değil, tam tersine kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

Onunla görüşmek istemiyorum, neden affedeyim ki?

Affetmek, ilişkiyi hiç bir şey yokmuş gibi sürdürmek, ilişkiye aynen devam etmek anlamına gelmez. Affetme durumu, affettiğimiz kişiyi sevmemizi, onunla görüşmemizi gerektirmez. İlişkimizi sürdürmek istemediğimiz kişileri de affedebiliriz. Yani affetmek karşıdakinin bunu bilmesini de gerektirmez. Bu, bizim kendi yüklerimizi artık taşımamaya karar vermemizle, yani tamamen bizimle ve mutlu olmak istemekle ilgili bir meseledir.

Sonuç olarak affetmek, geçmişte yaşananlarla ilgili olan tüm duygu ve yüklerden kurtulmak demektir. Dargınlığa, kin tutmaya ve kendimize acımaya artık gerek olmadığının farkına varmaktır. Geçmişin bugün üzerindeki yıkıcı etkisinden kurtulmak, olumsuz duyguların gitmesine izin vermek bir nevi hafiflemektir. Bize karşı yapılan hatalardan ve hayatın adil olmadığından şikayet etmek, yaşam sahnesinde mağdur rolünü oynamak gibidir. Eğer bu rolü oynamak bize iyi geliyorsa, buna devam edebiliriz. Fakat bilmekte fayda var ki, biz eğer istemezsek, bu rolü oynamamayı tercih edebiliriz. Bize karşı yapılan haksızlıklardan şikayet edip, hayatı diğerlerinin yönetmesine izin vermek yerine, bu haksızlıklara rağmen yaşamdan keyif almayı seçebiliriz. Sonuçta hayat bizim hayatımız. Sürekli şikayet ederek yaşamayı da seçebiliriz, keyif alarak tadını çıkartmayı da. “SEÇİM SİZİN”.

Affetmek sadece sorun olarak gördüğünüz duygusal travmalardan kurtulup özgürleşmenizi sağlamaz, hayata bakış açınızda gerçeklik katar ve vizyon sağlayarak kişisel gelişiminize de fayda sağlar.

Teorik olarak hiçbir travması olmayan birinin de Affetme çalışması yapması gerekli. Affetmek illa bir olay yaşamayı gerektirmez özgür ve duru bir bakış açısına hizmet eder.

-Affetmek doğru bakış açısının gelişimine ışık tutar. Kararlılığınızın gelişmesine katkısı olur.

-Affetmek stres yaratan endişelerin temizlenmesini sağlar.

-Affetmek, sizin olanlardan ortaya çıkan bir arınma ihtiyacıdır.

-Affeden uzun yaşar. Uzun yaşamdan daha önemlisi aslında kaliteli yaşamdır.

-Affetmek sizin sayenizde çevrenizde de değişikliğe sebep olur. Sabrınızla, mutlu olmanızla, enerjinizin olumluya dönmesiyle çevreniz olumlu yönde değişir.

-Affetmek KOLAYDIR. Ayakta, uzanarak, konuşurken affedilebilir. Eğer affetmeye istekliyse insan, başka bir şey yapmasına gerek yoktur. Sadece affediyorum demesi yeterlidir.

-Affetmek, pek çok şifa sisteminin yapmasını beklediğiniz şeydir.

-Affetmek, en basit duygusal sorunlardan başlayarak en zorlu hastalıklar listesinde bulunan kanser, anksiyete v.b. obsesif bozuklukları da yok eder.

-Affetmek rüyalarınızın değişmesini sağlar. Affetmek aslında bilinçaltınızla samimiyete dayanan bir ilişki kurmanız anlamına gelir. Böylece sorunları çözmede kendinize dosthane yaklaşmış olursunuz. Bu durum arzularınıza yani rüyalarınıza yansır.

Kendimi affediyorum, çünkü ben olmaktan mutluyum. Ben olduğumu ve bütünün toplamı olduğumu biliyorum… Önce kendinizi affedin ve bugün mutlu olmaya başlayın.

Büyük düşün, Olumlu düşün, Şimdiyi yaşa, Yararlı ol, Şükret, Amaç belirle, Mantıklı ve esnek ol, Azimli ve sabırlı ol ve Affet…

 

 

 
 
previous next
X